Tuesday, May 13, 2014

KARIŞIK



Kitap bloğumda çok ilginç bir yazar olan Hakan Günday'ın Malafa adlı kitabını paylaştım. Ziyaret ederseniz sevinirim.  ilhanucer.blogspot.com 









Ben bu karışık postları sevmeye başladım. Bu sefer diyet olayı hala ciddiyetini koruduğundan :)) evde yapılan yemekler de buna göre oluyor. Tatsız tuzsuz şeyleri paylaşmanın da anlamı yok. Bu arada üç hafta sonunda Gülden dört, ben altı kilo verdim. Ama dediğim gibi çok ciddi yapmamıza rağmen son hafta kilo verimi yavaşladı. İlk önce iki doğa manzarası paylaşmak istiyorum.





























Mevsimi çabucak geçti ama bir müddet İstanbul sokakları bu mor salkımlarla süslendi. İnanılmaz güzeldiler. Hatta galiba Nilgün'dü reçelini bile yapıp paylaşmıştı.





























Yakın bir geçmişte gitmiş ve kitap bloğumda fotograflarını paylaşmıştım Atatürk Arboretum'dan bir manzara. İstanbul'daysanız bence gidip görün Haziran'dan sonra çok sıcak olunca gezilmez. Baksanıza ne huzur verici bir yer.

















Bu kış hep şikayet ettik balık yok diye böyle olunca da çok az balık yiyebildik. Ama diyetin kinci haftası balık vardı bir kere. Bu hakkımızı da levrekten yana kullandık. Ama herhalde bu diyeti yazan amca balık yiyin derken yukarıdaki gibi yarımşar kiloluk levrekleri kastetmemişti. :))))





























Balığın yanında da salata hakkımızı yukarıdaki gibi soğan, sarımsak, domates ve biberleri közleyerek kullandık. Hem de yağsız falan sağlıklı da oldu.





















Diyetteyken bir akşam yediğimiz kabak yemeği. Soğan, sarımsak, domates, yeşil biber, kabak hepsi çiğden kondu çok az zeytinyağı tuz ve karabiber. Çok da lezzetliydi veya açlıktan bize öyle geldi. :))





























Site bahçesinde bir balkondan toplanıp site sakinlerine dağıtılan reçellik kokulu gül. Tabii artık yapmayı öğrendim ya reçel yapıldı. :)) 

















Ama diğer reçeller kadar başarılı olmadı. Çünkü bunun da yapımı zahmetliymiş ben sabredemedim kolay yoldan yapmaya çalıştım bu kadar oldu. Lezzeti fena değil.





























So zamanladaki keşfim fırında soğan,  kırmızı biber, yeşil biber közlemek. Daha doğrusu galiba bir blogda gördüm.





















Sonra yukarıdaki gibi üzerine nar ekşisi ve sumak serpip yiyorsunuz. Özellikle ızgaraların yanında süper oluyor. :))





























Geçen sene erik zamanı geçerken aklıma gelmiş eğri büğrü eriklerle turşu kurmuştum ama çok başarılı olmamıştı. ( ben bu başarısızlığı eriklerin kalitesizliğine bağlamıştım ) Bu sene tam da papaz erik formatındayken yaptım turşuyu.





































 Yukarıda gördüğünüz şekilde olmayı bekliyor. Neticeyi on gün sonra bildiririm size. Kemerburgaz'da turşucular meşhur biliyorsunuz Lale sayesinde öğrenmiştim erik turşusunu.





































Facebook arkadaşlarım biliyor bizim Malatya'lı komşumuzu. Birçok yöresel yemekler, ekmekler yapar mutlaka bize de getirir. Hatta facebookta yazmıştım, herkese bir Malatya'lı komşu gerek diye. :)) Yukarıdaki kiraz yapraklarını toplamış getirdi,  Gülden'le yaptılar.





























İnce bulgur ve un az suyla yoğuruluyor kiraz yapraklarına ince ince sarılıyor. Böyle pişirildikten sonra ayran şeklinde yoğurt dökülüyor. Bol tereyağında soğan kavruluyor acı pul biberle. En üste de o gezdiriliyor. Şimdi yazarken bile ağzım sulandı. Tabii yedik ama çok az. :((





































Gene rejime başlamadan önce yaptığım enginarlı bulgur pilavı. Çok güzel olmuştu onun için paylaştım. Afiyet olsun.

No comments:

Post a Comment